Yoksulluk İçimizde Kitabının Konusu, Özeti, Karakterleri, Açıklaması, PDF, Yorumları, Yazarı

Yoksulluk İçimizde'nin Fotoğrafı

Kitap Yoksulluk İçimizde
Yazarı Mustafa Kutlu
Türü Hikaye Kitapları
Kategoriler En Çok Okunanlar
Kitap Önerileri
Okunması Gerekenler
Yayın Yılı 1981

Mustafa Kutlu tarafından 1981 yılında kaleme alınmış olan Yoksulluk İçimizde kitabı hakkındaki tüm bilgiler sitemizde.
Yoksulluk İçimizde pdf, Yoksulluk İçimizde konusu, Yoksulluk İçimizde karakterleri, Yoksulluk İçimizde yorumları, Yoksulluk İçimizde açıklaması ve ayrıntılı bilgileri aşağıdaki yazımızda!



Yoksulluk İçimizde – Mustafa Kutlu


Yoksulluk İçimizde Kitabının Karakterleri

Süheyla: Lise hayatından sonra annesinin emekli maaşının yetersizliğinden dolayı çalışmaya başlayan bir kızdır. Zenginlik hayalleri olmayan bir karakterdir. Bu yüzden ilişki yaşadığı Engin’in bunlardan bahsedişlerinden hoşlanmaz.

Engin: Bir yandan okuyup bir yandan çalışan, fakirlik içinde büyüdüğü için zenginlik hayalleri kuran ve bunu elde etmek için mücadele eden bir karakterdir.

Şükran: Aynı devlet dairesin de Engün ve Süheyla ile beraber çalışan arkadaşlarıdır.


Yoksulluk İçimizde Kitabının Konusu

Engin ile aynı devlet dairesinde çalışan Süheyla arasındaki aşk, Engin’in Süheylâ’dan ayrılarak servet peşinde koşması ve Süheylâ ile Engin’de yaşanan kültürel değişim ekseninde meydana gelen doğu-batı çatışması konu edinir.


Yoksulluk İçimizde Kitabının Özeti

Süheyla, Şükran ve Engin aynı dairede çalışan arkadaşlardır. Süheyla ile Engin arasında bir aşk yaşansa da ikisi de aslında hayata farklı yönlerden bakmaktadır. Engin hem okuyan hem de çalışan, yoksulluk içinde büyümüş, kaderini yenerek zengin olma hayallerinin peşinden giden hırslı ve yakışıklı bir gençtir. Süheyla ise annesinin emekli maaşının yetersizliğinden dolayı lise eğitiminin ardından iş hayatına atılan çevre hayatına adapte olmuş genç bir kızdır. Engin gibi hırsları ve tutkuları yoktur ve Engin’in hayalini kurduğu dünyadan bahsetmesinden hoşlanmaz.

Engin bir gün hem iş yerinden hem de Süheyla’nın hayatından çıkar. Şükran, Süheyla’ya Engin’e hiç de denk olmayan çok zengin bir kızla nişanlı olduğunu bildirir. Bu haberin ardından büyük bir şok yaşayan Süheyla’nın aklından çeşitli sorular ve anılar geçer. Süheyla tam bu haldeyken, önünde durduğu camiden okunan ezan karşısında irkilir ve ilk defa duyuyormuş gibi “hayyalel-felah” çağrısı işitilir. Henüz anlamını bilmediği bu çağrı ve Engin’den mahrum kalması Süheyla’yı bambaşka bir dünyaya sürüklüyor.

O günden sonra Süheyla bambaşka bir Süheyla olur. Önce “Hayyalel-felah” çağrısının “kurtuluşa gel” anlamına geldiğini öğrenir. Sonra annesinden kendisine Kuran okumasını ister. Kızının bir an önce evlenip aile kurmasını isteyen annesi, kızındaki bu değişiklikleri tuhaf bulsa da sesini çıkarmaz. Süheyla’nın arkadaşları -özellikle Şükran- aynı fikirde: Bir araba, bir palto, bir koca… Süheyla artık uzun başörtüsü, uzun kabanı ve makyajsız sade yüzüyle yeni bir dünyaya adım atmıştır: “Başka bir Süheyla başka bir dünya ” İşinden de istifa eden Süheyla, artık eski arkadaşlarını, eski yaşam tarzını ve eski eşyalarını terk etmiştir. “Sevdiği şeylerden vazgeçmenin” zamanı gelmiştir ve hayatı her geçen gün kazandığı yalnızlık ile zenginleşir.

Bir gün Şükran Süheyla’yı ziyarete gelir ve Engin’in aslında o kızla nişanlı olmadığını söyler. Bu haber Süheyla üzerinde beklenen etkiyi yaratmaz, Engin de hala onu düşündüğünü bilmemektedir. Engin’e sorarsa Şükran’dan “Süheyla Müslüman oldu” demesini ister. Çünkü içinde “Geniş” olan o dünyadan vazgeçmiştir.

“Bir araba, bir kat, bir koca” idealini gerçekleştiren Şükran’ın düğününe davet edilen Süheyla, bu zorunlu eski dostluğa dayanarak daveti kabul eder. Görünüşüyle düğün salonunda herkesten ayrı durur ve bu dünyadan olmadığını haykırır. Düğüne katılanlar arasında Engin de vardı. Bu yeni görünümüne rağmen Engin, Süheyla’ya gelir ve ona yemek ısmarlar. Süheyla ise Engin’in kafasını karıştıran cümlelerle ona cevap verir. Artık birbirlerine yabancı olduklarını ve bu şekilde tanışamayacaklarını ancak Engin’in şanlı ve yasak hayatından vazgeçerse bir araya gelip “yasadışı bir kasabaya göç edebileceklerini” söylüyor. Bu sözlere şaşıran Engin cevap veremez ve düğün salonundan çıkarlar.

Engin zaman içinde çok zengin olmuş ve istediği arabayı ve evi almayı başarmıştır. Süheyla ile karşılaşmaları ve aralarında geçen konuşmanın ardından onun da kalbi karışır. Sarhoş toplantılarından birinde muhataplarına “Haram nedir?” diye sordu. diye soruyor ama kimse cevabı bilmiyor. Aynı tür soruları katıldığı toplantılarda sorduktan sonra tatile gitmesi tavsiye edildi. Ancak Engin’in kafasında artan ve cevapsız kalan bu sorular onu Süheyla’nın yaşadığı eve götürür. Süheyla ve annesinin taşındığını öğrense de onları aramaya devam eder. Mahallede gördüğü uzun başörtülü ve uzun montlu insanları Süheyla’ya benzetiyor. Şimdi Engin başka bir dünyanın, haramsız bir dünyanın arayışındadır ve eski şanlı hayatı gözlerinde değildir. Engin de Süheyla da aynı hakikatin yolcularıdır.


Yoksulluk İçimizde Kitabının Açıklaması

Bedenî ve maddî hazlara bağlı bir mutluluk düşüncesini besleyip büyütüyoruz. Dünya muhabbetini sayısız teferruat ile zenginleştiriyoruz. Nefsin ihtirasları bizi her an değişik parıltılar yayan eşyaya doğru koşturuyor. Bu vahşi koşu modern dünyanın simgesidir. Yoksulluk İçimizde, kalbî olanı, aşkı ve öteleri dile getirerek hayatın hakikatine işaret ediyor.


Yorum yapın